ABESE SURESİ
1: Hem somurttu hem de sırtını döndü. 2: Yanına o kör geldi diye. 3: Nereden biliyorsun, belki de o arınacak? 4: Yahut öğüt alır da bu öğüt kendisine fayda verir. 5: Kendini hiçbir şeye muhtaç görmeyen kişiye gelince, 6: Sen ise ona yöneliyorsun. 7: Halbuki onun arınmaması seni ilgilendirmez. 8: Koşa koşa sana gelen kişiye gelince, 9: Oysa o, derin bir saygı ile ürpermektedir. 10: Öyleyken sen, onunla ilgilenmeyip oyalanmaktasın! 11: Sakın! Aslında o, hatırda kalıcı bir öğüttür! 12: Artık dileyen ondan öğüt alır. 13: Son derece değerli ve hürmete layık sayfalardadır. 14: Konumu yüksek ve tertemiz kılınmıştır. 15: Yazıcıların ellerindedir. 16: Şerefli, itaatkâr ve dürüst. 17: Yazıklar olsun insana, ne kadar nankördür o! 18: Onu hangi şeyden yarattı? 19: Onu küçücük bir damla sıvıdan yarattı; sonra da ona her bakımdan ölçülü bir biçim verdi. 20: Daha sonra yolu onun için kolaylaştırdı. 21: Ardından onu öldürdü, böylelikle kabre defnettirdi. 22: Daha sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecektir. 23: Hayır! Henüz ona emredileni yerine getirmedi. 24: Öyleyse bir incelesin insan yiyeceğini! 25: Gerçekten de suyu döktükçe döktük. 26: Arkasından toprağı yardıkça yardık. 27: Sonra da içinde tohumlar bitirdik. 28: Üzüm ve yoncalar da. 29: Zeytin de, hurma da. 30: Gür, iç içe geçmiş koruluklar! 31: Ve nice yemişler ile otlaklar. 32: Hem sizin hem hayvanlarınızın yararlanması için. 33: Şiddetiyle kulakları felç eden o tiz ve keskin ses çarptığında. 34: O gün kişi, kardeşinden dahi uzak durup firar eder! 35: Hatta annesi ile babasından bile! 36: Ve eşi ile oğullarından da. 37: O gün, içlerinden her bir adamın artık meselesi kendi başını aşmıştır. 38: O gün, yüzler ışıl ışıldır! 39: Müjdeye erişmenin sevinciyle gülümsemektedirler. 40: O gün bazı yüzler ise toz bağlamıştır! 41: Simsiyah bir is kaplamıştır. 42: İşte onlar, gerçeği inkâr eden, örten ve sınırı bir hayli aşanların ta kendileridir!